1 - Radar Sistemlerine Giriş - Radar Sistemlerinin Temel Kavramları

Radar Sistemlerine Giriş: Temellerden İleri Kavramlara
Bu yazı, MIT Lincoln Laboratuvarı tarafından hazırlanan "Introduction to Radar Systems" ders serisinin ilk üç bölümünü temel almaktadır. Amaç, radar teknolojisinin temellerini, çalışma prensiplerini ve tarihsel önemini teknik ama anlaşılır bir dille aktarmaktır. Radar mühendisliğine yeni başlayanlar, elektrik-elektronik mühendisliği öğrencileri ve teknik profesyoneller için hazırlanmıştır.
1. Neden Radar?
Savaş, kaostur. Dwight D. Eisenhower'ın sözleriyle: "Savaşta tüm planlar işe yaramaz, ama planlama vazgeçilmezdir." Bu paradoks, savaş alanındaki belirsizliği mükemmel şekilde özetler. Normandiya çıkarmasında paraşütçüler hedeflerinden kilometrelerce uzağa indi, Omaha Sahili'nde istihbaratın öngörmediği bir Panzer tümeni beklemekteydi, amfibi tanklar yüksek dalgalarda battı. Bu beklenmedik durumların tamamı "savaşın sisi" (fog of war) olarak adlandırılan kavramın somut örnekleridir.
Radar, bu sisi dağıtmak için geliştirildi. Bir komutanın önündeki engelleri görmesi, düşman kuvvetlerinin konumunu bilmesi, yaklaşan tehditleri önceden tespit etmesi — tüm bunlar radar teknolojisiyle mümkün hale geldi.
1.1 Radar Ne Yapabilir?
Elektronik algılama sistemleri arasında radar, benzersiz yeteneklere sahiptir:
Gözetleme (Surveillance): Havada, denizde veya karada hedeflerin varlığını tespit etme
Takip (Tracking): Tespit edilen hedeflerin hareketini sürekli izleme
Hedef Tanımlama: Hedefin türünü ve özelliklerini belirleme
Haritalama ve Keşif: Arazi görüntüleme, hareketli hedef tespiti
Hava Trafik Kontrolü: Sivil ve askeri havacılıkta güvenli uçuş
Füze Güdümü: Hassas hedefleme sistemleri
1.2 Radarın Temel Avantajları
Uzun Menzil: İnsan gözü en iyi koşullarda 15-20 km görebilirken, radar yüzlerce kilometre ötedeki hedefleri tespit edebilir.
Gece/Gündüz Çalışma: Optik sistemlerin aksine, radar karanlıkta da çalışır.
Her Hava Koşulu: Sis, yağmur, bulut — radar bunların içinden "görebilir".
3D Konum Belirleme: Hedefin uzaklığı, açısı ve yüksekliği eş zamanlı ölçülebilir.
Karşı Önlemlere Dayanıklılık: Elektronik karıştırma ve aldatmaya karşı nispeten dirençlidir.
2. Tarihsel Dönüm Noktası: Chain Home ve İngiltere Savaşı
1936 yılında Büyük Britanya, savaşın kaçınılmaz olduğunu anladı. Hükümet, bir erken uyarı sistemi kurmak için harekete geçti. Sonuç: Chain Home — tarihin ilk operasyonel radar ağı.

2.1 Teknik Özellikler
Parametre | Değer |
|---|---|
Frekans Aralığı | 20-30 MHz |
Dalga Boyu | 10-15 metre |
Tepe Gücü | 350-750 kW |
Tespit Menzili | 160 km (100 mil) |
Darbe Tekrar Hızı | ~15 darbe/saniye |
Sistem, 21 farklı noktaya kurulmuş devasa anten kulelerinden oluşuyordu. Her kule yaklaşık 110 metre (360 feet) yüksekliğindeydi. Antenler, 8 dipol dizisinden oluşan basit tel yapılardı — çünkü o dönemde yalnızca bu frekanslarda güçlü vericiler üretilebiliyordu.
2.2 Stratejik Etki
1940 yazında Almanya, İngiltere'yi bombalayarak teslim almaya çalıştı. Hedef: hava üstünlüğü kazanmak ve ardından kara işgali başlatmak.
İngiltere'nin yaklaşık 1.400 savaş uçağı, farklı havaalanlarına dağılmıştı. Radar olmadan, düşman uçakları görsel temas mesafesine gelene kadar (10-15 km) tespit edilemezdi. Bu, savunma uçaklarının havalanması, irtifa kazanması ve düşmanı karşılaması için yeterli zaman bırakmazdı.
Chain Home sistemi bu denklemi tamamen değiştirdi:
160 km öteden erken uyarı
Savaş uçaklarının zamanında havalanması
Kuvvetlerin stratejik noktalara konsantrasyonu
Alman saldırılarıyla sayısal eşitlik sağlanması
Sonuç: Almanya hava üstünlüğü sağlayamadı. İngiltere işgali süresiz ertelendi. İkinci Dünya Savaşı'nın seyri değişti. Eğer İngiltere düşseydi, Müttefiklerin Avrupa'yı kurtarmak için kullanacağı üs ortadan kalkacaktı.
İlginç bir detay: Almanlar Chain Home kulelerini birkaç kez bombaladı, ancak bunların kritik bir radar sistemi olduğunu hiçbir zaman tam olarak anlamadılar.
3. Elektromanyetik Dalgaların Temelleri
Radar, elektromanyetik dalgalar üzerine kurulu bir teknolojidir. Bu nedenle, radar sistemlerini anlamadan önce elektromanyetik dalga fiziğinin temellerini kavramak gerekir.
3.1 Elektromanyetik Dalga Nasıl Oluşur?
En basit haliyle: bir elektrik yükünü ivmelendirdiğinizde elektromanyetik dalga üretirsiniz.
Bu süreç şöyle işler:
Hareketsiz bir yük, sabit bir elektrik alanı oluşturur.
Yükü hareket ettirdiğinizde (ivmelendirdiğinizde), elektrik alanı zamanla değişir.
Değişen elektrik alanı, manyetik alan oluşturur.
Değişen manyetik alan, tekrar elektrik alan oluşturur.
Bu karşılıklı oluşum, uzayda ilerleyen bir dalga meydana getirir.
James Clerk Maxwell, 1860'larda bu ilişkileri matematiksel olarak formüle etti. Maxwell denklemleri, elektromanyetizmanın temel yasalarını tanımlar ve radar dahil tüm elektromanyetik teknolojilerin kuramsal altyapısını oluşturur.
3.2 Dalga Özellikleri
Her elektromanyetik dalga üç temel parametreyle tanımlanır:
Dalga Boyu (λ): Ardışık iki tepe noktası arasındaki mesafe. Metre cinsinden ölçülür.
Periyot (T): Bir tam dalga döngüsünün tamamlanması için geçen süre. Saniye cinsinden ölçülür.
Frekans (f): Saniyede gerçekleşen dalga döngüsü sayısı. Hertz (Hz) cinsinden ölçülür.
Bu üç parametre, ışık hızı (c) ile ilişkilidir:
f = c / λ
Burada c ≈ 3 × 10⁸ m/s (ışık hızı).
3.3 Pratik Frekans-Dalga Boyu İlişkileri
Frekans | Dalga Boyu |
|---|---|
1 GHz | 30 cm |
3 GHz | 10 cm |
10 GHz | 3 cm |
30 GHz | 1 cm |
Bu ilişki kritik bir sonuç doğurur: yüksek frekanslı radarlar daha kısa dalga boyuna sahiptir ve daha küçük antenlerle çalışabilir. Bu nedenle füze arayıcıları yüksek frekansta çalışır — füze burnu içine sığabilecek boyutta anten gerektirir.
3.4 Faz ve Girişim
Faz, bir dalganın döngüsü içindeki konumunu ifade eder. 0° ile 360° (veya 0 ile 2π radyan) arasında değişir.
İki dalga üst üste geldiğinde, faz farkına bağlı olarak farklı sonuçlar ortaya çıkar:
Yapıcı Girişim (0° faz farkı): İki dalganın tepeleri çakışır. Sonuç dalganın genliği, her birinin iki katıdır.
Yıkıcı Girişim (180° faz farkı): Bir dalganın tepesi, diğerinin çukuruyla çakışır. Sonuç: sıfır genlik.
Kısmi Girişim: Ara faz farklarında, kısmi toplama veya çıkarma gerçekleşir.
Bu kavram, radar sinyal işlemede kritik öneme sahiptir. Örneğin, koherent entegrasyon işlemi faz bilgisini kullanarak sinyalleri birleştirir.
3.5 Polarizasyon
Polarizasyon, elektrik alan vektörünün uzaydaki yönelimini tanımlar.
Dikey Polarizasyon: Elektrik alan vektörü yere dik (yukarı-aşağı) salınır.
Yatay Polarizasyon: Elektrik alan vektörü yere paralel (sağ-sol) salınır.
Bazı hedefler belirli polarizasyonlarda daha güçlü yansıma verir. Bu özellik, hedef tanımlama ve karmaşa bastırma için kullanılır.
4. Elektromanyetik Spektrum ve Radar Bantları
Elektromanyetik spektrum, radyo dalgalarından gama ışınlarına kadar geniş bir aralığı kapsar. Radarlar, bu spektrumun "mikrodalga" bölgesinde çalışır — kabaca 300 MHz ile 100 GHz arasında.
4.1 Radar Frekans Bantları
İkinci Dünya Savaşı'nda güvenlik nedeniyle radar frekanslarına harf kodları verildi. Bu gelenek bugün de devam ediyor:
Bant | Frekans | Dalga Boyu | Tipik Kullanım |
|---|---|---|---|
VHF | 30-300 MHz | 1-10 m | Uzun menzil gözetleme |
UHF | 300-1000 MHz | 30-100 cm | Erken uyarı radarları |
L | 1-2 GHz | 15-30 cm | Hava trafik kontrolü |
S | 2-4 GHz | 7.5-15 cm | Meteoroloji, deniz radarı |
C | 4-8 GHz | 3.75-7.5 cm | Meteoroloji |
X | 8-12 GHz | 2.5-3.75 cm | Ateş kontrol, görüntüleme |
Ku/K/Ka | 12-40 GHz | 0.75-2.5 cm | Yüksek çözünürlük |
4.2 Frekans Seçiminin Mühendislik Mantığı
Düşük frekanslar (VHF, UHF, L-band):
Uzun menzil (atmosferik zayıflama düşük)
Büyük antenler gerektirir
Düşük çözünürlük
Kullanım: Erken uyarı, uzun menzil gözetleme
Yüksek frekanslar (X, Ku, Ka-band):
Kısa menzil (atmosferik zayıflama yüksek)
Küçük antenlerle yüksek kazanç
Yüksek çözünürlük
Kullanım: Füze arayıcı, görüntüleme radarı, ateş kontrol
5. Radar Nasıl Çalışır?
Temel çalışma prensibi şaşırtıcı derecede basittir:
Verici, bir mikrodalga enerjisi darbesi üretir.
Anten, bu enerjiyi belirli bir yöne odaklar ve uzaya gönderir.
Enerji, ışık hızında ilerler ve bir hedefe çarpar.
Hedef, enerjinin bir kısmını geri yansıtır.
Anten, bu yansıyan enerjiyi (eko) toplar.
Alıcı, çok zayıf eko sinyalini algılar ve işler.
Sinyal işlemci, hedefin konumunu, hızını ve özelliklerini hesaplar.
5.1 Radar Blok Diyagramı
Modern bir radar sistemi şu alt sistemlerden oluşur:
Dalga Formu Üreteci: İletilecek sinyalin karakteristiklerini belirler.
Verici (Transmitter): Sinyali yüksek güce çıkarır (kilowatt-megawatt).
Dupleksör: Aynı anteni hem iletim hem alım için kullanmayı sağlar.
Anten: Enerjiyi odaklar (iletim) ve toplar (alım).
Alıcı (Receiver): Milyonda watt seviyesindeki zayıf ekoları algılar.
A/D Dönüştürücü: Analog sinyali dijital veriye çevirir.
Sinyal İşlemci: Darbe sıkıştırma, Doppler işleme, karmaşa bastırma.
Tespit İşlemci: Hedef var/yok kararı verir.
Takip İşlemci: Hedeflerin hareketini izler, tahmin yapar.
Görüntüleme: Sonuçları operatöre sunar.
5.2 Menzil Ölçümü
Radar, hedefin mesafesini darbenin gidiş-dönüş süresinden hesaplar:
R = (c × t) / 2
Burada:
R = Hedefe olan menzil (metre)
c = Işık hızı (3 × 10⁸ m/s)
t = Gidiş-dönüş süresi (saniye)
Bölme faktörü 2, darbenin hedefe gidip geri dönmesi gerektiğinden kaynaklanır.
Örnek: Eko 1 milisaniye (0.001 s) sonra gelirse:
R = (3 × 10⁸ × 0.001) / 2 = 150 km
6. Radar Denklemi
Radar denklemi, sistemin tespit yeteneğini belirleyen tüm faktörleri bir araya getirir. Bu denklem, radar mühendisliğinin temel taşıdır.
6.1 Temel Form
Alınan sinyal gücü şu faktörlere bağlıdır:
Verici Gücü (Pt): Daha fazla güç = daha güçlü eko
Anten Kazancı (G): Daha büyük/verimli anten = daha iyi odaklama
Hedef Radar Kesiti (σ): Daha büyük/yansıtıcı hedef = daha güçlü eko
Mesafe (R): Alınan güç, mesafenin 4. kuvvetiyle azalır (1/R⁴)
Dalga Boyu (λ): Anten kazancını etkiler
Kayıplar (L): Kablo, atmosfer, işlem kayıpları
6.2 Kritik Gözlem: 1/R⁴ Yasası
Alınan güç, mesafenin dördüncü kuvvetiyle azalır. Bu dramatik bir etki yaratır:
Mesafe Artışı | Güç Kaybı |
|---|---|
2 kat | 16 kat (12 dB) |
3 kat | 81 kat (19 dB) |
10 kat | 10.000 kat (40 dB) |
100 kat | 100.000.000 kat (80 dB) |
Bu nedenle, menzili iki katına çıkarmak için verici gücünü 16 katına çıkarmak veya anten alanını 4 katına büyütmek gerekir.
6.3 Sinyal-Gürültü Oranı (SNR)
Tespit yeteneğinin ölçüsü, sinyal-gürültü oranıdır:
SNR = Alınan Sinyal Gücü / Gürültü Gücü
Güvenilir tespit için genellikle SNR ≥ 13 dB (doğal birimde ~20) istenir.
7. Desibel (dB) Notasyonu
Radar mühendisliğinde güç oranları çok geniş aralıklarda değişir (milyonda birden milyonlara). Bu sayıları yönetmek için logaritmik bir ölçek kullanılır: desibel (dB).
dB = 10 × log₁₀(Oran)
7.1 Ezberlenmesi Gereken Değerler
Doğal Oran | dB Değeri |
|---|---|
1 | 0 dB |
2 | 3 dB |
10 | 10 dB |
100 | 20 dB |
1000 | 30 dB |
0.5 | -3 dB |
0.1 | -10 dB |
0.01 | -20 dB |
Pratik kural: Her 10 dB, bir büyüklük sırası (10 kat) değişimdir. 3 dB ≈ 2 kat.
8. Darbeli Radar Parametreleri
Çoğu radar, sürekli sinyal yerine kısa darbeler gönderir. Bu yaklaşımın temel parametreleri:
8.1 Temel Tanımlar
Tepe Gücü (Ppeak): Darbe süresince iletilen maksimum güç.
Darbe Genişliği (τ): Tek bir darbenin süresi (tipik: mikrosaniye-milisaniye).
Darbe Tekrar Aralığı (PRI): Ardışık darbeler arasındaki süre.
Darbe Tekrar Frekansı (PRF): Saniyede gönderilen darbe sayısı (PRF = 1/PRI).
Görev Döngüsü: Vericinin açık olduğu sürenin oranı (τ/PRI).
Ortalama Güç: Ppeak × Görev Döngüsü
8.2 Örnek Hesaplama
Parametre | Değer |
|---|---|
Tepe Gücü | 1 MW |
Darbe Genişliği | 100 μs |
PRI | 1 ms |
Görev Döngüsü | %10 |
Ortalama Güç | 100 kW |
PRF | 1000 Hz |
9. Anten Kazancı
Anten, radarın "gözü"dür. Hem enerjiyi hedefe yönlendirir hem de ekoyu toplar.
9.1 İzotropik Anten ve Kazanç Tanımı
İzotropik anten, enerjiyi tüm yönlere eşit şekilde yayan teorik bir antendir. Gerçek antenler enerjiyi belirli yönlere odaklar.
Anten kazancı, gerçek antenin belirli bir yöndeki güç yoğunluğunun, izotropik antene göre oranıdır:
G = 4πA / λ²
Burada A anten alanı, λ dalga boyudur.
Sonuç: Aynı fiziksel boyuttaki anten, yüksek frekansta daha fazla kazanç sağlar. Bu nedenle yüksek frekanslı radarlar daha küçük antenlerle çalışabilir.
10. Yayılım Etkileri
Radar sinyali, antenden hedefe ve geri dönerken atmosferden geçer. Bu süreçte çeşitli etkiler meydana gelir:
10.1 Atmosferik Zayıflama
Atmosferdeki su buharı ve oksijen molekülleri, radar enerjisini emer. Bu etki yüksek frekanslarda (özellikle 22 GHz ve 60 GHz civarında) belirgin hale gelir.
10.2 Yerden Yansıma (Multipath)
Sinyal, doğrudan hedefe gitmenin yanı sıra yer yüzeyinden de yansıyabilir. Doğrudan ve yansıyan sinyaller birleştiğinde:
Yapıcı girişim: Sinyal güçlenir
Yıkıcı girişim: Sinyal zayıflar veya kaybolur
Loblaşma: Belirli açılarda kör noktalar oluşur
10.3 Atmosferik Kırılma
Atmosferin yoğunluğu yükseklikle değişir. Bu, radar ışınının hafifçe eğrilmesine neden olur. Özel koşullarda (ters sıcaklık tabakası), sinyal ufkun ötesine "bükülür" ve normalden uzağı görebilir.
11. Hedef Radar Kesiti (RCS)
Radar kesiti (σ), bir hedefin radar dalgalarını yansıtma kapasitesinin ölçüsüdür. Birimi metre karedir (m²), ancak fiziksel alanla doğrudan ilişkili değildir.
11.1 Kavramsal Anlayış
Radar kesiti şu soruyu yanıtlar: "Bu hedef, aynı mesafedeki ne kadar büyüklükteki mükemmel yansıtıcı küre kadar enerji geri gönderir?"
Önemli noktalar:
RCS, bakış açısına göre dramatik şekilde değişebilir.
RCS, frekansa bağlıdır.
Fiziksel olarak büyük bir nesne, küçük RCS'e sahip olabilir (stealth tasarım).
Küçük bir nesne, büyük RCS'e sahip olabilir (köşe yansıtıcı).
11.2 Tipik RCS Değerleri
Hedef | Tipik RCS |
|---|---|
Kuş | 0.01 m² |
İnsan | 1 m² |
Otomobil | 10-100 m² |
Küçük uçak | 1-10 m² |
Büyük yolcu uçağı | 100 m² |
Savaş gemisi | 10.000+ m² |
12. Sinyal İşleme
12.1 Darbe Sıkıştırma
Temel bir ikilem vardır:
Uzun menzil için yüksek enerji gerekir → Uzun darbe
İyi çözünürlük için kısa darbe gerekir
Darbe sıkıştırma bu ikilemin çözümüdür. Yöntem:
Uzun bir darbe ilet, ancak darbenin frekansını zamanla değiştir (LFM - Linear Frequency Modulation).
Alınan ekoyu "eşleştirilmiş filtre"den geçir.
Sonuç: Orijinal darbe uzunluğundan çok daha kısa, yüksek çözünürlüklü bir sinyal.
Sıkıştırma oranları 100:1'den 10.000:1'e kadar çıkabilir.
12.2 Bant Genişliği ve Çözünürlük
Menzil çözünürlüğü, bant genişliğiyle doğrudan ilişkilidir:
ΔR = c / (2B)
Burada B, sinyal bant genişliğidir.
Bant Genişliği | Menzil Çözünürlüğü |
|---|---|
1 MHz | 150 m |
10 MHz | 15 m |
100 MHz | 1.5 m |
1 GHz | 15 cm |
Yüksek frekanslı radarlar daha geniş mutlak bant genişliği sağlayabilir, bu nedenle yüksek çözünürlüklü görüntüleme radarları genellikle X-band ve üzerinde çalışır.
13. Doppler Etkisi
Bir tren istasyona yaklaşırken düdük sesi yüksek, uzaklaşırken düşük gelir. Bu, Doppler etkisidir — ve radar için kritik öneme sahiptir.
13.1 Temel Prensip
Hedef radara yaklaşıyorsa:
Yansıyan dalganın frekansı artar
Dalga boyu kısalır
Hedef radardan uzaklaşıyorsa:
Yansıyan dalganın frekansı azalır
Dalga boyu uzar
13.2 Doppler Kayması Formülü
fd = 2Vr / λ
Burada:
fd = Doppler frekans kayması (Hz)
Vr = Radyal hız (radar-hedef doğrultusundaki hız bileşeni)
λ = Dalga boyu
13.3 Doppler İşlemenin Faydaları
Hız ölçümü: Hedefin radyal hızı doğrudan frekans kaymasından hesaplanır.
Karmaşa (Clutter) Bastırma: Hareketsiz nesneler (arazi, binalar) sıfır Doppler kaymasına sahiptir. Hareketli hedefler farklı frekansta görünür. Bu ayrım, hedefi arka plandan ayırmayı sağlar.
MTI (Moving Target Indication): Sıfır veya düşük Doppler'lı sinyalleri bastırarak yalnızca hareketli hedefleri gösterir.
14. Tespit ve Yanlış Alarm
14.1 Eşik Kararı
Radar alıcısı sürekli sinyal alır. Bu sinyalin içinde:
Gerçek hedef ekoları
Termal gürültü (alıcı elektroniğinden)
Galaktik gürültü (uzaydan)
Yapay gürültü (elektrik hatları, vs.)
Bir hedefin varlığına karar vermek için bir güç eşiği belirlenir. Sinyal bu eşiği aşarsa "hedef var" denir.
14.2 Olası Durumlar
Durum | Açıklama |
|---|---|
Doğru Tespit | Hedef var ve tespit edildi. |
Kaçırma (Miss) | Hedef var ama sinyal eşiğin altında kaldı. |
Yanlış Alarm | Hedef yok ama gürültü eşiği aştı. |
Doğru Red | Hedef yok ve doğru şekilde "yok" dendi. |
14.3 Koherent Entegrasyon
Zayıf hedefleri tespit etmek için birden fazla darbenin ekosu birleştirilir. Koherent entegrasyonda:
Sinyal fazı korunarak toplanır.
Hedef sinyali n darbede n kat güçlenir.
Rastgele gürültü yalnızca √n kat artar.
Net SNR iyileşmesi: n kat
SNR_sonuç = n × SNR_tek
15. Modern Radar Sistemleri: Bir Bakış
Bugün, bu temel prensiplerin üzerine inşa edilmiş sayısız radar sistemi bulunmaktadır:
Faz Dizili Radarlar (Phased Array): Elektronik olarak hızlıca tarama yapabilir, mekanik hareket gerektirmez.
SAR (Synthetic Aperture Radar): Hareket kullanarak çok büyük sanal anten oluşturur, yüksek çözünürlüklü görüntü üretir.
AESA (Active Electronically Scanned Array): Her anten elemanının kendi vericisi vardır.
Çok İşlevli Radarlar: Aynı anda gözetleme, takip ve rehberlik yapabilir.
Ufuk Ötesi Radarlar: İyonosferden yansıtarak binlerce km ötesini görebilir.
Bu Bölümde Ne Öğrendik?
✓ Radar teknolojisinin tarihsel önemi ve İngiltere Savaşı'ndaki kritik rolü
✓ Elektromanyetik dalga fiziğinin temelleri: dalga boyu, frekans, faz, polarizasyon
✓ Radar frekans bantları ve kullanım alanları
✓ Radar sisteminin temel bileşenleri ve çalışma prensibi
✓ Radar denklemi ve 1/R⁴ yasasının önemi
✓ Desibel notasyonu ve pratik kullanımı
✓ Darbeli radar parametreleri ve menzil ölçümü
✓ Anten kazancı kavramı
✓ Atmosferik yayılım etkileri
✓ Hedef radar kesiti (RCS) ve anlamı
✓ Sinyal işleme: darbe sıkıştırma ve bant genişliği-çözünürlük ilişkisi
✓ Doppler etkisi ve hareketli hedef tespiti
✓ Tespit teorisi: eşik kararı, yanlış alarm, koherent entegrasyon
Bu temeller, radar mühendisliğinin daha ileri konularını — SAR görüntüleme, ECCM (Elektronik Karşı-Karşı Önlemler), çok hedefli takip algoritmaları ve modern dijital sinyal işleme tekniklerini — anlamak için gerekli altyapıyı oluşturur.
Kaynak: MIT Lincoln Laboratory, "Introduction to Radar Systems Online" Ders Serisi, 2018.